Bugün, çoğu “mark as read” diye giden rss temizleme işlemim sırasında çok tatlı bir tasarım ürününe denk geldim. Mats OTTDAL adında bir tasarımcı, süt ve meyve suyu kutularında kullanılabilmesi için 3 renkten oluşan bir tasarım yapmış. Tasarımın aynısını çıkartabilir miyiz diye düşünmeye heves bile etmedim, ama süt kutularının üzerinde görmeyi isterdim bu sevimli Tux’ları 🙂 Etkinliklerde, kutunun üzeri (ayaklar ve kollar olmasa bile) sevimli bir tux olan kutudan bir şeyler içmek eğlenceli olmaz mı?:)
Blog
-
Nedenler ve Sonuçlar
Hayatım boyunca durduk yere bağıran çağıran insanlara sinir oldum. “Neden” “Nasıl” hiç sormadan, sadece gördüklerini kafalarında kurar ve bağırırlar. Hatta bunun bir adım sonrası, siz ne derseniz deyin inanmazlar. En tehlikelisi de bu sanırım.
Bu “neden”ler benim için hep çok önemli oldular bu yüzden. Bir davranışa tepki göstermeden önce hep nedenini bekledim. Eğer mantıklı bir sebebi varsa zaten ona neden tepki gösterilir ki? Ama bana bu nedeni vermeyen insanların da aynı anlayışı beklemesini de anlamıyorum mesela. Bazen belki hislerim kuvvetleniyor ama bu demek değil ki karşımdakinin aklından geçenleri okuyorum..
Yıllarca kedi istedim. Her gördüğüm kedinin üstüne atladım benim olsun diye. Geçenlerde, 2 günlüğüne de olsa bir kedim oldu. Gece beraber yattığım bir kedi. Koluma sarılıp uyuyan bir kedi. Adı Petra’ydı. Kendisinden ayrılmak zorunda kaldım ama. Ailevi sebeplerden evde tutamayacaktım onu. Kolay vazgeçmiş gibi gözükebilirim. Ama onun için çok savaştı. Çok uğraştım. Elimden gelen her şeyi yaptım.. Ama olmadı.. Gitti.. Acaba günün birinde, birisi de gitmeyeyim diye bu kadar uğraşır mı diye düşünüyorum.. Sonra vazgeçiyorum düşünmekten, zamanı gelince görürüm nasıl olsa diyorum..
Neden yazdım niçin yazdım önemli değil bu sefer. İçimden geldi yazdım. İçim bunaldı yazdım. İçimi boşaltmam gerekiyordu yazdım. Kedimi özledim yazdım..
-
Ben Giderim Adım Kalır!
Başlığı okuyanlar bir an korkmuş olabilirler sanki, hemen belirteyim, bir yere gittiğim yok:) Ama ya gidersem? Beni unutabileceğinizi hiç sanmıyorum. Forumun sağında solunda sürekli adımı göreceksiniz, adım peşinizi bırakmayacak:) Peki sizin adınızın da sitenin bir yerlerinde her zaman duracağını bilmek nasıl hissettirir?
Özgürlükİçin, binlerce sayfa görüntülenmesine sahip, Pardus‘un topluluk sitesi. Bir haber yayınlandığında, bir yazı yazıldığında, bir paket tanıtıldığında binlerce kişi bunları takip ediyor. Yani bunların sağında solunda bir yerinde adınızın geçmesi demek, binlerce kişinin sizi tanıması demek.
Bunun yanında bu işi yapmanın hazzı da var tabi ki. Bir şeyler yapıyorsunuz ve binlerce kişiye yardımcı oluyorsunuz. Babam yeni bir kamera alınca sağı solu çekmeye başladı, sonra da bunları birleştirmek istedi. Windows ile önce kameranın kendi programında denedi, sonra Movie Maker ile denedi ve başaramadı. Ben el attığımdaysa zorlandım. Sonra “Eminim ki bunun güzel bir özgür versiyonu vardır” dedim ve Özgürlükİçin’e baktım. Sonuçta Kdenlive programını buldum. Tanıtım yazısını 3 dakikada okumam sonucunda bütün videoları birleştirdim, aralarına efekt bile koydum. Babama Pardus’un ne kadar iyi olduğunu anlatırken de o tanıtımı yazan kişiye kucak dolusu teşekkürler göndermeyi düşünüyordum:) Boş bir anında yazdığı bu ufak tanıtım yazısı, kim bilir daha kaç kişinin hayatını kolaylaştırmıştır.
Biter Mi? Bitmez!
Psikolojik tatminle de bitmiyor ayrıca. 2010 yılına girerken, Özgürlükİçin ve E-dergi çalışmalarımızda bize yardımcı olan tüm destekçilerimize ufak bir yılbaşı hediyesi gönderdik. Paketin içinde tişörtten kupaya şapkadan rozete bir çok güzel hediye vardı. Hatta ben de hemen hepsini giyip bir fotoğraf paylaşmıştım🙂 Ya da Wiki Seferberliklerimiz sırasında bize destek olan yöneticilerimize Pardus yazılı güzel USB belleklerimizden göndermiştik. Ya da en çok güncelleme yazısı yapan arkadaşlara birer Pardus tişörtü göndermiştik. Tik tik tik diye gider bu liste..
Bize destek olmak hiç de zor değil aslında. Adınızın Özgürlükİçin’de gözükmesi için tek yapmanız gereken kısa bir sürenizi ayırmanız. İngilizceniz fena değilse ya da ben yazı yazmasını severim diyorsanız Ticket sistemimizden haber beğenip haberleri çevirebilirsiniz. Böylece haberlerin yanında adınız gözükür. Ya da bir oyun oynuyorsanız bunun tanıtımını yazıp paket tanıtımlarımızı arttırabilirsiniz. Ya da “Bu paket çoktan tanıtılmış.” diyorsanız üzülmeyin, güncelleme seferberliğimize katılın. Hem bu, yeni bir yazı yazmaktan çok daha kolay. Eski yazı, eski bir sürüm için yazılmış olabilir ve bir kaç güncelleme ile halledilebilir. Ya da sadece eski bir Pardus sürümüne ait görselleri vardır ve onların güncellenmesi yetecektir.
Görüldüğü gibi, Pardus’a katkı vermek hiç de zor değil. Üstelik size her an yardım etmek için hazır bulunan bir sürü yöneticimiz de var. Ee ne duruyorsunuz? Haydi pamuk eller klavyelere:)
-
Hava
Nefes alamazsın bazen
ağzından giren şey oksijen değil sanki
ya da ciğerlerine ulaşamıyormuş gibi
için acır, gittikçe artarak
kaçar gidersin
atarsın kendini sokaklara
sanki orada daha çok hava var gibi
ama yetmez
denizi izlemek bile yetmez
üzerinde olmak istersin
mesela boğaz köprüsünde
belki orada hava vardır
ya da iki mavi arasında
deniz ve gökyüzü arasında
havada
uçarken
