Blog

  • Tedavi Zordur

    Tedavi hakikaten zordur. Daha en baştan başlar zorluk. Hastalık bulaşırken, damarlarınızda yavaş yavaş dağılırken. Vücut acı çekmeye başlar, başta ne olduğunu fark edemez. Nerenin problemli olduğunu, ne yapacağını bilemez. Sonra daha da zorlaşır her şey, kendi olamaz artık. Ve fark eder ki doktora gitmesi gerekmektedir.

    Doktora gitme ilk adım gibi gözükse de daha başlamamıştır bile süreç. Doktor araştıracaktır, inceleyecektir, belki de problemin üzerine parmak basarken daha çok acıtacaktır. Ama sonunda problemin kaynağını bulup çözümünü sunar önünüze. Ama süreç hala başlamamıştır bile.

    Ve tedavi süreci gelir. İlaçlar, destekler, tedavi edici dış etkiler. Bu o kadar da kolay olmaz ama. En zor kısmıdır. O ilaçların seni tedavi etmesi gerekirken daha da zarar verir aslında. Yan etkileri, etkilerinden daha çoktur hep. Bazılarının yan etkisi, tedavi etmeye çalışılan şeydir hatta. Mide bulantısı için kullanılan ilaçların hepsinin yan etkisi yine mide bulantısıdır..

    Acı çekmeden, zarar görmeden tedavi olmaz yani..  Birini düzeltirken hep birileri bozulur. Bazı şeylere, diyetini ödemeye razıysak başlamalıyız..

  • Gün Doğmadan

    Bir kere gün doğmadan çıktım yola
    daha uyanmamıştı bir kişi bile
    güzel rüyalarında sevdikleriyle
    bir masal alemindeydi herkes

    Bir kere gün doğmadan çıktım yola
    boş sokaklarda sadece rüzgarın sesi
    şehrin kollarına bıraktım kendimi
    kokusunu içime çeke çeke gittim yollarından

    Bir  kere gün doğmadan
    sadece ben ve o vardı
    bir de boğaz vardı ikimizin yanında
    yorganıyla örtünmüş gibi

    Ve gün doğdu sonunda
    tam bulutların üzerinde giderken
    burnumda iyot ve orman kokusu
    yeni uyanan mahmur güzel gibi
    ışıl ışıl baktı bana

    Ve ben
    tekrardan
    aşık oldum ona

  • Yeni Şehrin Özlemi

    Aşk yeni bir şehirle tanışmak gibidir. Her adımı, her noktası ayrı bir heyecandır. Her saniyesi bir yeniliktir. İnsanı içine çeker adım adım, nefes nefes.

    Önce küçük adımlarla başlarsın, korkarsın bir anda ondan. Kendini güvensiz hissetsen de geri dönmeyi de istemezsin. Her sokağını tek tek dolaşıp havasını içine çekmek istersin. Her köşe başında ayrı bir heyecan yaşarsın. Bazen kötü noktalarla da karşılaşırsın, ama onlarla baş etmeyi öğrenirsin. Ya o noktadan bir daha geçmezsin, ya da o noktayı düzeltmek için uğraşırsın. Gece sokakları bir başkadır, gündüz bir başkadır. Rüzgarı bile başka eser. Tanımadığını hasta bile edebilir o rüzgar. Sıcak, sevecen davranır ama bir anda buz gibi gelir, çarpar ayazı. Hazırlıklı değilse yıkar insanı, dayanamaz. Ama ona da uyum sağlanırsa hiç bir dert kalmaz arada.

    Ama bir süre sonra o şehir de tanıdık olur insan için. Biliyordur sokaklarındaki çukurlar, köşe başlarındaki çocukları, havasını, suyunu. Eski heyecanını vermez olur bir yerden sonra. Aynı şeyleri yaşadığını hissedersin. Artık “yeni şehir” değildir senin için, sıradan bir yerdir. Tekrar eski heyecanları aramaya çalışırsın. Farklı bir gözle bakmaya çalışırsın. Bazı şehirler vardır ki sana sürekli yeni tatlar sunar, bazılarıysa bitti der bir yerden sonra. İşte o noktada yeni bir şehre gitmenin, yeni bir heyecanın içine girmenin gerekli olduğunu bilirsin.

    Ve bir bavul, bir sırt çantası alıp, belki de her şeyi geride bırakıp yeni bir şehre doğru yol alırsın. Son kez döner bakar mısın arkana belli olmaz. Bazı şeylerin geride bırakılması gerektiğini bilirsin çünkü. Geriye dönüp bakmak bazen istemeden de olsa orada kalmaya sebep olabilir.

  • Sessiz

    Sessiz bir dünyanın kapılarından içeri adım adım giriyorum
    bu soğuk İstanbul gecesinde
    yalnızım her  zaman olduğu gibi,
    Kokun yine hasretliğimi hatırlatıyor soğuk gecede…
    kolların olmasa da
    olamasa da yine de…
    Hayalin benimle birlikte,
    resmin karşımda…
    İstanbul soğuk
    ben soğuk
    Ben sensiz…