Blog

  • Sansüre Sansür

    Efendim biliyorsunuz ki İnternet’teki sansürler için pek çok tepki sitesi ve oluşumu ortaya çıktı . Kimi sitelerinin başına “Bu site mahkeme kararı olmadan kendini kapamıştır.” yazısını koydu. Kimi büyük oluşumlara destek verdiğini gösterdi. Bunlardan en son çıkanı, daha doğrusu en çok kendinden söz ettireni sanırım www.sansuresansur.com oldu. Gerek yerli, gerek yabancı basın olsun, pek çok yerde adlarından söz ettirmişler.  Milliyete kapak olmuşlar, Financial Times’a haber olmuşlar, The Guardian haber yapmış, The Medialine haber sitesi röportaj yapmış, Radikal ve Ntv Haber’e çıkmışlar. Biz bloger lar da destek vermeli ve herkese iletmeliyiz. Bir gün gelip elimizdeki blog da gitmeden..

  • 10 Eylül 2008, Dünya’nın sonu mu?

    10 Eylül 2008 tarihinde ne olacak, çoğunuz biliyorsunuz.. Tarihi bilmeseniz de bir yerden haberi duymuş olmalısınız. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, dünyanın oluşumu sayılan “big bang”, Yani “büyük patlama” teorisini test etmeye çalışacaklar. Bu deneyin sonucunda ufak ufak kara delikler çıkabilir. Deneyin sonuçları bilim adına gerçekten çok önemli.

    Öte yandan bu deneyin getirileri tahmin edilenden çok büyük olabilir. Eğer koşullar kontrol edilemezse veya tahmin edilenden daha büyük sonuçlar ortaya çıkarsa bu, dünyanın sonu anlamına bile gelebilecek.. Dünyanın hepten yok olmasının yanı sıra iklim değişiklikleri, manyetik alan değişiklikleri gibi insanlığın hayatını temelden değiştirecek sonuçları da olabilir.

    Elimiz kolumuz bağlı, o günün gelmesini ve deneyin sorunsuz sonuçlanmasını beklemekten başka elimizden bir şey gelmez tabi..

  • Twitter

    Yeni bir site keşfettim. Daha doğrusu anca keşfedebildim. Aslında CSI:NY izleyenler yabancısı değiller bu sitenin. Bir iki kişiyi bu site sayesinde yer tespiti yaparak yakalamışlardı.

    Hani insanların tuvalete girdiklerinde bile mesaj atarak “Şu anda tuvaletteyim” diyebildikleri ve bunu tüm dünyaya ilan ettikleri site. Blog olayının bir adım ötesi artık bu sanırım. Cep telefonundan bile msj atarak ne yaptığını söyleyebiliyorsun. İlginç bir şey aslında, tüm gün adım adım ne yaptığını tüm dünyaya duyurmak.. Mesela şu anda bende “Blog yazıları yazıyorum” yazıyor.. Artık kime neyse..
    http://twitter.com

  • Çanta Alışverişi

    Evet kabul ediyoruz, kadınlar garip yaratıklar. Dolapları ağzına kadar ayakkabı, pantolon, çanta dolu iken yine pantolon, ayakkabı, çanta alışverişine çıkabiliyorlar. Tabi piyasa ve moda dünyası da kadınların bu zaafını bildikleri için “sezon” adını verdikleri kısacık dönemlere çeşit çeşit çanta ve ayakkabı modeli sığdırıyorlar. Üstelik bunların hepsi sezon sonunda, bir daha kullanılmamak üzere bir yerlere tıkılıyor.

    Çantam “yeterince” eskidiği için bugün annemin kolunu tutup çanta almaya çıktık. İlk defa adam gibi, kola asılan bir çanta alma hevesine girdim nereden geldiğini bilmediğim bir içgüdü ile. (Bu alışveriş mevzu içgüdüsel de olabilirmiş aslında.. Bu da başka bir yazının konusu olsun bari). Girdiğimiz her çantacı ağzına kadar kadın doluydu. Şöyle bir baktım da, hepsinde yeni ve gıcır gıcır çantalar vardı. Yenisine “ihtiyaçları” yoktu yani. Ama sanki hiç yokmuş gibi almaya devam ediyorlardı.

    Ayrıca o kadar çok çeşit ve renk vardı ki başım döndü resmen. Aynı çantanın her rengi mevcuttu. Tabi bu uyum için çok önemli bir şey. Ama emin olun ki ordaki çantaların çoğu aslında hiç de kullanışlı değildi. Ya derisi/kumaşı kısa sürede yıpranacak cinsten, ya fermuarları rahatsızlık verici, ya gözleri kullanışsız. Ama hepsi de satılıyor. Bununla bir kez daha kanıtlanıyor ki , kadınlar çantaları ihtiyaçtan almıyorlar.

    Efendim lütfen kendinize gelin, hiç olmadı el kadar çantaya 100lerce lira dökmeyin..