Blog

  • Çanta Alışverişi

    Evet kabul ediyoruz, kadınlar garip yaratıklar. Dolapları ağzına kadar ayakkabı, pantolon, çanta dolu iken yine pantolon, ayakkabı, çanta alışverişine çıkabiliyorlar. Tabi piyasa ve moda dünyası da kadınların bu zaafını bildikleri için “sezon” adını verdikleri kısacık dönemlere çeşit çeşit çanta ve ayakkabı modeli sığdırıyorlar. Üstelik bunların hepsi sezon sonunda, bir daha kullanılmamak üzere bir yerlere tıkılıyor.

    Çantam “yeterince” eskidiği için bugün annemin kolunu tutup çanta almaya çıktık. İlk defa adam gibi, kola asılan bir çanta alma hevesine girdim nereden geldiğini bilmediğim bir içgüdü ile. (Bu alışveriş mevzu içgüdüsel de olabilirmiş aslında.. Bu da başka bir yazının konusu olsun bari). Girdiğimiz her çantacı ağzına kadar kadın doluydu. Şöyle bir baktım da, hepsinde yeni ve gıcır gıcır çantalar vardı. Yenisine “ihtiyaçları” yoktu yani. Ama sanki hiç yokmuş gibi almaya devam ediyorlardı.

    Ayrıca o kadar çok çeşit ve renk vardı ki başım döndü resmen. Aynı çantanın her rengi mevcuttu. Tabi bu uyum için çok önemli bir şey. Ama emin olun ki ordaki çantaların çoğu aslında hiç de kullanışlı değildi. Ya derisi/kumaşı kısa sürede yıpranacak cinsten, ya fermuarları rahatsızlık verici, ya gözleri kullanışsız. Ama hepsi de satılıyor. Bununla bir kez daha kanıtlanıyor ki , kadınlar çantaları ihtiyaçtan almıyorlar.

    Efendim lütfen kendinize gelin, hiç olmadı el kadar çantaya 100lerce lira dökmeyin..

  • Kızlar Kızlar

    Erkekler hep kızların süs, püs, alışveriş, makyaj, giyim, aksesuar takıntılarına sinir olur ve sürekli söylenirler. “Bu kadar alışveriş yeter”, “Niye alıyorsun ki onu?”, “Niye bu kadar makyaj yapıyorsun?”..

    Oysa ki kızlar bunların hiçbirini kendileri için yapmazlar. Hepsini aslında erkekler için yaparlar. Kendilerine değil de erkeklere güzel görünebilmek için. Söyleyin erkekler, pasaklı, bakımsız bir kız hoşunuza gitmez, DEĞİL Mİ?

    Yani sonuç olarak kızlar, bakımı erkekler için yaparlar, DEĞİL Mİ?

  • Gereksiz Bilgiler

    Kızılların, sarışın ve esmerlere oranla daha az hissetmesi ilginç değil mi? Beyin, fazla endorfin miktarını azaltmak için salgıladığı bir sıvıyı daha az salgılıyorlarmış. Böylece acıya daha az acı hissediyorlarmış.

    Yumurta yan dururken 2, dik dururken ise 10 kilo taşıyabiliyor. Çünkü kubbe gibi yapısı ağırlığı tabana gönderir.

    Esneme bulaşıcıdır. Ama bazıları için daha çok. Neden derseniz, esneme empati ile alakalıdır. Empati kurma yeteneği yüksek olanlar daha çok esner başkası esnerken.

    Kediler ne kadar yüksekten düşerse, yaşama şansı o kadar artarmış.

    Kızartılan mısırın içindeki su buharlaşır ve içindeki nişastayı şişirirmiş. Böylece mısır patlar ve zıplar.

    Atlar, sağ veya sola doğru yürümeye, depar atmaya eğilimlilermiş. Yani bir derce solak, salak.. Tüy şekli sağa doğru ise sağa eğimli, sola doğru ise sola eğimli denebilirmiş.( Bu tüyler burnunun hemen üstünde olanlar)

  • Ergenekon da neyse artık..

    Önce adı konulmadı, insanlar ortada bir iddianame bile yokken aylarca hapis yattılar. Sonra bir ad kondu “Ergenekon”. Bu sefer de ne olduğu sorunsalı çıktı. İnsanlar ne olduğundan o kadar bihaber halde idiler ki sağ sol fark etmeden herkes adının bir yerlerden çıkmasından korkar oldular. En sonunda olay öyle bir yere dayandı ki, ergenekon yüzlerce yıldır var dediler! Yakın tarihimizde çok önemli kırılma noktaları sayılan pek çok olay onlara bağlandı. Zamanında suçlu saydığımız pek çok siyasetçi bir anda suçsuz oldu! Geçenlerde uykusuz dergisi bir kapak yapmıştı. Yakın tarihin önemli siyasetçileri kol kola halay çekiyor “Aslında biz suçlu değilmişiz” diye!