Evet kabul ediyoruz, kadınlar garip yaratıklar. Dolapları ağzına kadar ayakkabı, pantolon, çanta dolu iken yine pantolon, ayakkabı, çanta alışverişine çıkabiliyorlar. Tabi piyasa ve moda dünyası da kadınların bu zaafını bildikleri için “sezon” adını verdikleri kısacık dönemlere çeşit çeşit çanta ve ayakkabı modeli sığdırıyorlar. Üstelik bunların hepsi sezon sonunda, bir daha kullanılmamak üzere bir yerlere tıkılıyor.
Çantam “yeterince” eskidiği için bugün annemin kolunu tutup çanta almaya çıktık. İlk defa adam gibi, kola asılan bir çanta alma hevesine girdim nereden geldiğini bilmediğim bir içgüdü ile. (Bu alışveriş mevzu içgüdüsel de olabilirmiş aslında.. Bu da başka bir yazının konusu olsun bari). Girdiğimiz her çantacı ağzına kadar kadın doluydu. Şöyle bir baktım da, hepsinde yeni ve gıcır gıcır çantalar vardı. Yenisine “ihtiyaçları” yoktu yani. Ama sanki hiç yokmuş gibi almaya devam ediyorlardı.
Ayrıca o kadar çok çeşit ve renk vardı ki başım döndü resmen. Aynı çantanın her rengi mevcuttu. Tabi bu uyum için çok önemli bir şey. Ama emin olun ki ordaki çantaların çoğu aslında hiç de kullanışlı değildi. Ya derisi/kumaşı kısa sürede yıpranacak cinsten, ya fermuarları rahatsızlık verici, ya gözleri kullanışsız. Ama hepsi de satılıyor. Bununla bir kez daha kanıtlanıyor ki , kadınlar çantaları ihtiyaçtan almıyorlar.
Efendim lütfen kendinize gelin, hiç olmadı el kadar çantaya 100lerce lira dökmeyin..