Kategori: Blog

Ne yaşıyorsam kendime yaşıyorum..

  • 1 Mayıs’ta Pangaltı..

    Geçen sene de haberlere çıkmıştı. Taksime gitmek isteyen CHP’liler Pangaltı’daki ilçe merkezinde buluşmuşlardı. Sonra orada da olaylar çıkmış, binanın içine gaz bombaları atılmıştı.. Bu sene de yine aynı yerde toplanıyorlar.. Ama bu sefer emniyet müdürünün bile “makul kalabalık” (‘orantısız güç’ gibi ne kadar yuvarlak bir kelime..)  diyerek izin vermek zorunda kaldı. Sebebi ise Avrupa Konseyi’nden gelecek 5 kişi. CHP’nin misafiri olarak 1 Mayıs’ı kutlamaya geliyorlarmış Pangaltı’daki ofise. Bakalım neler yaşanacak bu sene. Avrupa’nın karşısında nasıl “orantılı şiddet” kullanılacak..

  • Tersten Mi Kalktım Terse Mi Bastım

    Nasıl bir gün geçirdim anlatamam. Sabah ilk kalktığım andan beri düz giden tek bir işim olsaydı bari..Aa hakkını yemeyeyim, yanımdaki beni sakinleştirmekle görevli insan günün tek güzel yanıydı, yoksa çoktan kafayı yemiştim.

    Bugün hergunbiri‘de yazma sırası bendeydi. Gece 3 gibi yolladım yazıyı, yorgunluktan sızar şekilde attım kendimi yatağa. Zaten hafta sonu odamda tadilat başladı, odama giremiyorum, ve daha 1 hafta daha giremeyeceğim, salondaki garip yatakta yatmak zorunda kaldım. Ne yastık benim, ne yatak rahat, ne yanımdaki kardeşim rahat veriyor. Neyse dedim sabahı zor ettim, kalktım sabahın köründe. Bu hafta 3 sınav, 1 sunum, 1 proje teslimim var. Ama daha başlamamıştım bile.. Çalışacağım kitap yok, kitabı almaya gittim borcun var dediler, taksime gittim borç yatırmaya, sonra yemek derken kütüphane kapandı, kitapçıda kalmamış, D&R’ın ilgisiz görevlileri 25 dakika uğraştırarak sinir katsayımı arttırdılar. Bu arada midemdeki öğlen yediklerim diskoda gibi dans etmeye başladı. O arada yazımın yerine ulaşmadığını öğrendim. Tekrar denedim, yine gitmedi.
    Kardeşimin doğum günüyle uğraştım, ders çalışacak oda bulamadım evde, midem sebebiyle kıvranıyorum, ders çalışmazsam yarın İKEA’ya gidemiyeceğim ki odam için almak istediklerim yarın yarı fiyatına ve başka şansım yok.. Sinirlerim hala gergin, hala şanssızlık üzerimde..
    Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete amaniinnnn…..
  • Kötü Alışkanlıklar

    İnternet’te milyonlarca site var. Bunlardan bazıları güzel eğlenceli, bazıları kötü alışkanlıklar kazandırabilen siteler. Ama benim gibi 10 yaşındaki ve altındaki yaşlardaki çocuklarda benim dediğim gibi güzel ve eğlenceli sitelere girmeli. Mesela www.komikler.com sitesindeki komik oyun,komik resim,komik TV,komik gazete,komik cep,komik blog ve komik forum adında ki başlıklar altında güzel yaşımıza uygun bir sürü oyun resim video var. Bunların arasında belki yaşımıza uygun olmayanlarda var, ama bunların çoğunda da yaş sınırı var ve biz bu yaş sınırı sayfası gelince o oyunu oynamamamız gerektiğini demek istiyor.

    Yani www.komikler.com sitesi bizim yaşımız için uygun,ama bende size yaşımıza uymayan site de söyleyemem, çünkü böyle yaşımıza uymayan siteye girersem direk kapatıyorum.

    Bunun sonucunda İnternet’te iyi site de var kötü alışkanlıklar verebilecek siteler de var. Sizce de İnternet’e gireceksen dikkatli olmamız gerekmez mi?

    Evet, hep İnternet’ten söz ettik. Şimdi de birazda günlük hayattan bahsedelim. Mahallelerden başlayalım. Mahalleler, en çok kötü alışkanlık edinilen yerdir. Kötü alışkanlıklar, ya görerek ya da duyarak başlar. Daha demin de dediğim gibi bir kere kötü alışkanlıklara başlayınca gerisi İnternet’te devam eder. Bunun için kötü alışkanlıklar edinmemek için önce arkadaşını dikkatli seçmelisin, sonra kötü alışkanlıkların yapıldığı yerlerden uzak durmalısın, bunları yaparsan zaten büyüyünce de bu kötü alışkanlıkları edinemezsin ama yine de büyüyünce de kötü alışkanlıklardan uzak durmalısın. Bide kötü alışkanlıklara sahip olmamak içinde ilk önce aile terbiyesi gerekir, aile terbiyen varsa zaten kötü alışkanlık kazanman için o kötü alışkanlığı çok görüp yapman gerekir. Yani kötü alışkanlık edinmemek için o 3 özellik olmalı.

    1.Aile terbiyesi.

    2.Arkadaşlarını dikkatli seç.

    3.Kötü alışkanlığın olduğu yerden uzaklaş.

    Son olarak kendimden söz edeceğim. Ben 9 yaşında küçük bir çocuğum. Bu yazıyı yazmaya başlarken heyecanlıydım, daha önce hiç blog yazmamıştım, bu benim ilk blogum. Ama yazmaya başlayıp ilerleyince heyecan gidiyor. Gelecek yıl yine 23 Nisan da bu kampanya olursa yine yazıcam. Yazım buraya kadar, umarım beğenmişsinizdir.

    Barkın B

  • Sonunda Özgürlük!


    Uzun zamandır hayalini kurduğum şeydi, aslında blog yazmaya başladığım andan itibaren istediğim şeydi. İstediğim zaman istediğim yerde yazı yazabilmek. Normalde aklıma gelen şeyi o anda yazamazdım, bazen başlığını veya konuyu not eder, sonradan yazmaya çalışırdım, çoğunlukla da unuturdum zaten. Ama artık istediğim her yerde, istediğim zaman, istediğim şeyi yazabileceğim. Çünkü artık bir netbook’um var:) Acer aspire one. Minik, sevimli, istediğim özellikleri karşılayan pratik bir şey. Sabahtan beri her fırsatta oturduğum yerde oturup İnternet’e bağlanma zevkini tadıyorum. Hatta yolun ortasında oturup en yakın Kahve Dünyası’nın yerine baktım. Artık daha ne isterim.
    Mutlu, mutlu, mutlu..

    PS. iş bu yazı, asıl amacım olarak her hangi bir yazısal güzellik sunmaktan uzak, sadece anlık sevincimi yansıtmaktadır. Gün gelecek güzel yazılar da yazacağımın habercisi 🙂