Terk edilme = Ruhsal Ölüm !

Geçen gün bir derste Ayten Zara PAGE, “Terk edilme, ruhsal bir ölümdür. Ardında mutlaka yara bırakır.” dedi. Burada bahsettiği terk edilme aslında anne baba tarafından terk edilmeydi. Ayrılan anne-babanın çocuğu terk etmesiydi. Ama sonra eklemeden de geçemedi, “Bu, tüm terk edilmeler için geçerlidir.”.

Başta bunu twit etmeyi düşündüm. Ama 140 karaktere sığmayacak bir konu bu. Çünkü buna sadece bir “ölüm” olarak bakmak çok yanlış geliyor.

Evet, her ayrılık bir parçanın zarar görmesi anlamına gelir. Orada ortaya çıkan izlerin iyileşmesi çok uzun zaman sürebilir. Ama buna iyi bir taraftan bakmak gerekiyor aslında.

Evet, ayrılık ruhsal bir ölüm, bir parçanın kopması ve kanamaya başlaması.. Ama bunun sonucunda da Anka gibi yeniden doğuş var.. Asıl iyi olan taraf da bu zaten. Ayrılık sonrası ölüm, yeniden doğuş ve hataların silinip gidilen yolun düzeltilmesi için bir fırsat bir taraftan da. Kopan parçanın olduğu yer temizlenmeye çalışırken şeklini de değiştirebilirsiniz, zararlı diğer şeyleri de hazır açılmışken çıkartabilirsiniz.

Etrafımda, ayrılık sonrası dünyanın sonu gelmiş sanan bir sürü insan var. Elbette ki o yas dönemini yaşayacaklar. Ama hepsine ortak tek bir şey söylüyorum. Bu yas döneminden sonra, eğer kişi de isterse ve desteği de varsa, yeniden doğup her şeyi istediği gibi yapmak yine kişinin elinde.

Sonuç olarak, bu “ruhsal ölüm” sonrası isterseniz aynı hataları tekrar yaşarsınız; isterseniz her şeyi silip, istediğiniz gibi yepyeni bir hayat kurarsınız kendinize. Küllerinden doğup daha da güçlenmiş bir hayat..

Her şey kişinin kendi elindedir!..

Yorumlar

Yorum bırakın