Bir simge setinin tarihi: Milky v2

milky-simge-seti
milky-simge-seti-v2

Pardus 2011‘in kararlı sürümü yaklaşıyor. Alfa1 ve Alfa2‘den sonra artık elimizde elle tutulur, gözle görülür bir şeyler oluşmaya başladı. Elbette ki alfa sürümü son kullanıcının uzak durması gereken bir sürüm(yine hatırlatmış olayım), ileri seviye kullanıcıların denemesi ve hatalarını bildirmesi için yapılmış sürümler bunlar çünkü. Sürüm ortaya çıktıkça kullanıcılarımızın dikkatini bir başka şey çekmeye başladı. Ön tanımlı gelen Milky simge seti!

Yıllardır konuşulur, Milky güzel mi değil mi, nasıl bir karakteristiği var, ön tanımlı gelmeli mi gelmemeli mi.. 2011’e Milky v2‘nin eklenmesiyle bu tartışmalar daha da alevlendi. Önce kullanıcılarımız Beyin bölümüne bir fikir girdi. Buradaki tartışmalar üzerine bir anket açtık. Sonunda Milky v2’nin haberini de yaptıktan sonra 2 gündür forumda, irc’de ve diğer mecralarda bundan başka konu konuşulmaz oldu.

Bu tartışmalar sırasında en üzüldüğüm şey araştırmadan bazı fikirlerin ve şikayetlerin iletilmesi oldu. Simge setinin profesyoneller tarafından yapılması gerektiği söylendi(ki yapılıyor), kullanıcı görüşü ile alakalı testler yapılması gerektiği söylendi(ki yapılıyor), kullanıcı görüşü önemsenmediği söylendi(ki önemseniyor), psikolog ve sosyologlarla beraber yapılması istendi(bana kalırsa -bir psikolog olarak söyleyebilirim- buna gerek yok. Şu sebepten: iyi eğitim almış bir tasarımcı zaten renklerin, şekillerin, imgelerin vb insanlar ve topluluklar üzerindeki etkisini biliyor, bununla ilgili eğitimi almış oluyor.). Bunlar ve daha bir çoğu için forumda kısa bir araştırma(13 sn kadar) yapmak, sonuca ulaşmayı sağlardı oysa ki.

Forumun arama kutusuna “milky” yazıp ara dediğinizde gelen 2 haberden biri E-dergi 15. sayısının haberi. Neden? Çünkü Özgürlükİçin e-dergisinin 15. sayısında Milky’yi ortaya çıkartan Banu ÖNAL ile bir röportaj var. Ayrıca simge setinin oluşturulma aşamasındaki bilimsel deney ve araştırmalarla ilgili de açıklayıcı bir yazı bulunmaktadır.

Banu’yla yapılan röportajdan bir kaç soru aktarayım hemen:

  • Bu seçicilik zor olsa gerek. Düşününce, Türkiye tasarım açısından hem çok zengin hem de çok sorunlu bir ülke. Bir yandan kültür çeşitliliğinin yansıdığı bir ifade bolluğu, bundan doğan bir görsel zenginlik var. Öte yandan da bu birbirini duyamayan görsellikler nedeniyle biraz gözümüz kamaşıyor galiba… Tasarımcı kimliğinize sorsak, bu ülkede yaşamak, bu ülkenin kurumlarını, kavramlarını, insanlarını tanımlamayı, tanıtmayı, sergilemeyi deneyen ürünler ortaya koymak ne demek?
  • Pardus’ta yolumuzu bulmamızı, seçimlerimizi etkileyecek olan dili kuran kişi olarak, bu yolu nasıl tanımlarsınız? Pardus ile tanışmanız nasıl yaşandı? Aranız nasıl?
  • Pardus, UluDağ Projesi’nden Pardus ürününü hazırlayan, 1.0’ı çıkaran ekibe dönüşürken tamamen erkeklerden oluşan, futbol takımına benzeyen bir yapıya da dönüşmüştü. Şimdiyse (Pınar, Semen, Işıl ile birlikte) dört çift kadın eli değen bir Pardus’a hazırlanıyoruz. Sizce erkek egemen bir alan olmaktan çıkmak, program geliştirme ortamında, Pardus’un tasarımında bir şeyler değiştirir mi?
  • Pardus 2009 ile birlikte, daha önce ufak bir göz atma olanağı bulduğumuz yeni simge seti Milky’yi iş başında görebileceğiz. Bir simge seti nelerle oluşur, hangi sınırlara sahiptir ve yaratımı nasıl sürprizler içerir? Daha da toparlayarak sormayı denersek, 600’den fazla simgeyle yol göstermeye çalışmak. Milky (ya da Sütlü) nasıl ortaya çıktı?

Bunlar ve daha fazlasının cevaplarını Özgürlükİçin e-dergisi 15. sayıda bulabilirsiniz.

Son olarak kendi fikrimi de belirtmek istiyorum. “Neden Linux? Neden Pardus?” diye sorulduğunda verdiğim ilk cevap “Özelleştirilebilir olması” oluyor. “Her bir birey birbirinden farklıdır” anlayışıyla eğitim almış bir psikolog olarak kişiselleştirmenin önemi çok fazla benim için. Bir işletim sisteminden, Linux dağıtımında vb herhangi bir yerde, ön tanımlı gelecek herhangi bir şeyin basit, doğal, anlaşılabilir olmasını beklerim. Ne onun “süper” olmasını, ne “sert” olmasını, ne de “herkesin beğeneceği(!) bir şey” olmasını beklemem, olmamalı da, hele son maddeye bakarsak olamaz da! 1.5 yıl boyunca Milky’i kullandım, sevdim. Bayılmadım ama tatmin ediciydi. Son 2-3 aydır her hafta tema, simge seti ve arka plan değiştiriyorum. Bu süreçte Milky de gitti tabi. Herkesin zevkleri farklıdır. “Ön tanımlı” gelen simge setinin, temanın ya da arka planın basit, doğal ve anlaşılabilir olmasından başka bir şey beklemiyorum. Milky’i beğenmeyenler çoğunluktaysa, şöyle bir şey olabilir, arka plan ve temada yapıldığı gibi simge setinde de seçenekler sunulabilir. Tabi teknik yeterliliklere ve zaman yeterliliğine bağlı olarak zaman içerisinde olacak bir şey bu, hemen şu an olmasını isteyemeyiz. 2011 planları zaten neredeyse zamanlarını saniye saniye planlayarak yapılmış durumda. Geliştiricilerimize de anlayışlı davranmak, onlardan bize anlayışlı davranmalarını istediğimiz kadar olması gereken bir şey.

Biraz daha anlayış dileklerimle:)

Yorumlar

“Bir simge setinin tarihi: Milky v2” öğesine 10 yanıt

  1. Mustafa CEYLAN Avatar
    Mustafa CEYLAN

    Eğer genel çoğunluk beğenmiyorsa yapılan işin kalitesinin sorgulanması mı gerekir yoksa genel çoğunluğun mu sorgulanması gerekir? Sırf bu set Pardus ekibi tarafından hazırlandığı için ön tanımlı olarak gelmesi gerekiyor ise bunun çok yanlış bir yaklaşım olduğunu biliyoruz. Milky setinin hazırlanırken bir para, emek ve zaman harcanması onu doğru ve kaliteli bir yapmaz. Yoksa her zaman, emek ve para harcanan iş kaliteli olarak mı görülüyor? Makalenizin sonunda zamandan bahsetmişsiniz ( geliştirici arkadaşları baz alarak ) bu işi onlara havale etmek yerine basit bir şekilde milky ön tanımlı olarak gelmemesi bu kadar mı zor? Sonuçta 2008 sürümünde bu olay yaşandı. Yoksa Milky kesinlikle Pardus’un ön tanımlı simge seti olacak başkası olamaz gibi bir kural varda topluluğa söylenmiyor mu?

    1. Gizem B Avatar
      Gizem B

      Çoğunluk beğeniyor olsa bile yapılan işin kalitesi sorgulanmalı diye düşünüyorum.

      Bu arada, “Pardus ekibi tarafından hazırlanan” diye bir şey yok, Banu bu işi yapıyor, ki kendisi-eğer dergideki röportajı okuduysanız- tasarımcı. Ve yine başka bir nokta, ön tanımlı gelmesinin sebebi “belirli bir kişinin” yapması değil elbette ki. Bir simge setinin ön tanımlı gelmesi gerekiyordu ve zamanında bu seçildi. Hiç emek harcamadan, boş bir sayfa ile de kaliteli bir iş çıkartabilirsiniz, bu noktada da farklı düşüneceğimizi sanmıyorum. Tabi şu da var, kalite neye göre kime göre?..

      Sanırım yazdıklarımı tekrar okumanız iyi olur. Çünkü söylemediğim bir şeyi anlamışsınız. Ön tanımlı gelmek zorunda gibi bir şey demedim. Zamana ve iş gücüne ihtiyaç var çünkü tema ve arka plan gibi simge setinin de Kaptan’da seçimli olması zaman içerisinde, iş gücü ayrılarak yapılacak bir şey.

      “-Yahu, Kaptan’a bunu seçimli ekleyelim mi?
      -A, tabi, hatta sen söylerken ekledim bile, bak 3 saniyelik işmiş!”

      gibi bir şey sanmıyorsunuz sanırım Kaptan’a böyle bir özellik eklenmesini. Mantıklı değil çünkü:) Şu anda mesailere kalarak 2011’i zamanında yetiştirmeye çalışıyorlar. Merak etmeyin, yan gelip yatmıyorlar orada! Bu sebepten, gerekli iş gücü ve zamanları olmadan onlardan böyle bir şey istemek, “Hadi eşeysiz bölünün, hepinizden 3 tane daha olsun” demekle aynı şey olurdu.. Aslında keşke böyle bir şansları olsa da onlar da rahat etse :).

      Ben umutluyum. Açtığımız anketi gördüler, tartışmaları biliyorlar(onlar da bunları takip ediyorlar, merak etmeyin). İlk fırsatları olduğunda bu tarz bir çalışmaya girebileceklerine inanıyorum.

  2. Mustafa CEYLAN Avatar
    Mustafa CEYLAN

    Eşeysiz bölünme olayı olsa hepimiz rahat ederdik 😀 Keşke diyorum 😛 Siz benim dediğimi o kısımda anlamamışsınız 🙂 Ben sizin demek istediğiniz kaptan olacak değişiklik yerine, malum zaman ciddi engel, ön tanımlı simge seti direk değişik gelebilir anlamında dedim. Yani Milky olmasın 🙂 Ama bunun için illa kaptan gerekiyorsa o başka 😛

    Kalite sorgulanması konusunda hemfikiriz 🙂 Eski bir soru akla geliyor böyle olunca, ” Sanat sanat için mi yoksa Sanat toplum için mi” Bu soruda Pardus ve Sanat kelimesini yer değiştirirsek sanırım çözüm yoluda açılır 🙂

    Ben anket fikrini ilk ortaya atıp isteyen kullanıcıyım 😛 Keşke daha önce aklıma gelseymiş diyorum.

    Milky setinin hazırlanma aşamasında bilimsel yol izlendiğini konusunda şüphem yok ve bu yollardan biri de insanların tepkisini ölçemedir çeşitli aşamalarda. En azından görsel ürünlerde yaygın bir uygulamadır. Şuan ankette neredeyse beğenmeyenler beğenenleri iki katı kadarken, Milky seti hazırlanırken alınan sonuçlar nasıldı? Bilginiz olabilir diye soruyorum.

    1. Gizem B Avatar
      Gizem B

      “Milky gitsin bıdı simge seti ön tanımlı gelsin” demek “Milky ön tanımlı kalacak” demekten farklı bir şey değil sanırım, değil mi? Bu yüzden ben, arka plan ve tema gibi simge setinin de Kaptan’da seçimli gelmesinden yanayım.

      Banu anketten haberdar mı şu anda bilmiyorum doğrusu, kendisiyle görüşmedim. Ancak bütün geliştiricilerin şu anki durumdan haberdar olduğunu biliyorum. Ankete de şu açıdan bakıyorum, beğenmeyen insanın beğenen göre fikrini beyan etme olasılığı daha yüksektir(psikoloji de soktum araya 🙂 ). Yani Milky’i kullanıyor ve şikayetçi değilsem forumdaki başlıkla ilgilenmem bile. Ya da şöyle açıklayayım, aldığınız ürünle ilgili bir sorun yaşadığınızda direk yetkili kişiye gider şikayet ederiz, peki kaçımız ürün iyi gelince gider aynı yetkiliye “Tebrik ederim, üründen memnun kaldım, teşekkür ederim.” deriz.. Yine de sonuçları %100 göz ardı etmek de doğru sonuca ulaşmamızı sağlamaz.

      Sadece “beğenmiyorum” “ıyk” “iğrenç” “kalitesiz” vb ifadelerle şikayet bildirimi benim için bir önem taşımıyor işin doğrusu. “Şu simge çok çocuksu, sol kulağı biraz çekip parlaklığı alsak olacak” demek ya da benim yaptığım gibi Bugzilla’ya “Şu simgede şöyle bir sorun var” diye hata kaydı açmak doğru çözümdür. Kullanıcılarımızdan bunu bekliyorum şahsen. Bu gibi fikirlerin Banu’ya ulaşması sağlanamazsa simge seti üzerinde pek bir etkimiz olamaz sonuçta. Bu simge seti beta aşamasında yani değişebilir, bunu yapmak da yapıcı eleştiri ile mümkün sadece.

  3. Tuncay Avatar
    Tuncay

    Bana da taş gelmiş gibi hissettim 🙂
    Dergideki röportajı Pardus topluluğunu takip eden çoğu kimse zevkle okumuştur. Milky simge setini hazırlayanın kim olduğunu biliyoruz ama geliştirici ekipten uzak izlenim vermesini şahsen yadırgıyorum. Geçmişte Umut Pulat’ın bugzilla da terslemesi bile 😉 “bende burdayım iş yapıyorum sizdenim, kde’ye aşığım” =)) gibisinden mesaj veriyordu. Banu hanımın bir kaç gezegen girdisiyle çalışmalarını paylaşmasını örneğin kde,gnome artwork gibi değerlendirmeler yapmasını beklerdim 🙂

    Milky simge seti hakkında yapılan tartışmaların projeye katkı sağlayacağını düşünüyorum. Topluluk büyümeden önce anket yoluyla beğeniyi ölçüp gelişmeleri alınan tepkilere göre yönlendirmek imkanı yetersizdi. Şimdiki gelişmeler kimileri için üzücü, yıkıcı gibi görünse de bence faydalı bir süreç yaşanıyor. Bana göre yazılım gibi teknik yapılabilirlilik zorluğundan farklı bir zorluğu olan tasarım için en gerekli ihtiyaç bol zaman ve yaratıcı bir ortam. Milky v2 daha sonra daha iyi koşullarda tekrar sunulabilir. Bu zorlama neden? Burada vadedilmiş zorunluluk nedeniyle “bak zamanda kısıtlı ne yapalım” dayatmasını hissediyorum.

    Gizem hanım esas sorun çok önce yapılması gerekenlerin (anket vs.) çeşitli nedenlerle yapılamayıp bugüne kalması sıkıntısıdır. Simge setinin Pardus’un uluslararası ve ulusal imajındaki katkısı eleştirileri dikkate alacak kadar çok çok önemlidir. İlk izlenim çok değerlidir!. Sadece Pardus’u değil diğer dağıtımları da takip eden ve kullanan biri olarak düşüncelerinize saygı duyuyorum ama daha da geniş bir pencereden bakmanızı bekliyorum 🙂

    Bu arada şimdiki geliştiricilere sitem edeyim. Çoook eskiden sürüm öncesi Pardus’un ilk hayran kitlesinin heyecanını canlı tutan blog girdisi sürprizleriyle eski ekibi aratıyorsunuz haberiniz ola. Ara sıra Gökmen ve Bahadır bu geleneği sürdürmeye çalışıyor ama diğer geliştiriciler sönük ve içe kapanık görüntü veriyor. Bu vesileyle taaa e x A dan bu yana Görkem, Barış, Gürer, Meren, cartman, 10ur, Faik, Ali E. K. tatlı çekişmeleriyle sinerjisi bol günleri yad ediyor selamlarımı,saygılarımı sunuyorum hepisine 🙂

    1. Gizem B Avatar
      Gizem B

      Tartışmanın her zaman iletişim için en önemli nokta olduğuna inanır ve her fırsatta belirtirim zaten. “Dayatma” kelimesine üzgünüm ki katılamıyorum. Bir simge seti olmadan karşınıza bir dağıtım çıkartılamaz. Şimdiye kadar Kaptan’da düşündüğümüz değişiklik yapılmadığı için, belki de akla gelmediği için Milky ön tanımlı olarak sunuldu. Bir şeyin ön tanımlı olarak sunulması gerektiği kısmında hiçbirimizin bir itirazı olabileceğini sanmıyorum(Kaptan’da ya da kurulumda seçme şansı verilmediği sürece). Onaylamıyorum, tekrar söylüyorum, ama seçim şansını sunacak teknik altyapı hazırlanmadığı sürece de başka bir olasılık düşünülemiyor. Şimdi ben desem ki “MIB Ossigeno ön tanımlı simge seti olsun”, bu “Milky ön tanımlı simge seti olsun” demekten farksız olur. Zevkler ve renkler maalesef ki ne kadar tartışılırsa tartışılsın değiştirilecek şeyler değil. Bu yüzden de “herkese uygun” bir simge seti bulmanın zorluğunu kimse inkar edemez sanırım :).

      “Daha geniş bir pencere” derken ne düşündüğünüzü açıklarsanız belki anlayabilirim. Geliştiricilerin blog yazmaması kısmına da sonuna kadar katılıyorum :). Ama bazen benim bile yazacak zamanım olmadığını göz önünde bulundurup çok da şikayet edemiyorum :).

  4. Mustafa CEYLAN Avatar
    Mustafa CEYLAN

    Ön tanımlı set ciddi ortamlar yahut yeni başlayanlar açısından önemli. Bu konuda hem fikirizdir sanırım. Kaptan kısmına itiraz etmiyor aksine size katılıyorum ancak zaman sıkıntısı ortada olan bir sorun bununla beraber Pardus 2008 den bu yana Milky nin ön tanımlı gelmemesini isteyen Pardus kullanıcıları da ortada olan bir sorun. Kısıtlı zaman da yapılabilecek en güzel şey, susun oturun bakayım, neyinize yetmiyor işte size Sütlü ( Milky ), bakın artık sütlü kahve bile ( Mily 2.0 😛 hani biraz daha koyu tonlar varya 😛 ) demek hoş olmaz.

    Hile yapmayalım 😛 Psikoloji eğitim aldık diye 😛 ondan faydalanma yok 😛 İşin geyik kısmı bir yana, sizin teorinizi baz alarak hiçbir kullanıcı memnuniyeti anketi yapılmamalı, sonuçta iyi olanlar ses çıkarmayacaksa, sonuç her zaman bellidir. Yaşasın Kötülük!!! 😛 Ama iyilerin her zaman kazanacağı söylendiğinden ben hala anket sonuçlarının doğruları yansıttığı kanısındayım.

    Her Pardus kullanıcısı sizin sahip olduğunuz bilgi birikimine sahip olup, aynı düzey yahut benzer şekilde eleştiri iletemez. Kimisi çocukca buldum der, kimisi çizgi film gibi olmuş kimisi de sizin gibi daha güzel sözlerle daha yapıcı. Ama bir şey var ki memnuniyetsizliğin sayısıda bir yapıcı eleştiridir kendi başına. O dikkate almadığınız eleştiri beğenilmedi hanesine artı bir olarak girmeniz daha doğru olur. Tabi şahsi görüşüm.

    Konudan tamamen bağımsız olarak, ilk defa bugün ziyaret ettim sayfanızı ve sol üst köşedeki bayan resmi çok güzel 🙂 Tema ile bu kadar uyumlu olunur 😛

    1. Gizem B Avatar
      Gizem B

      Ben “Zaman yok susun oturun” demiyorum ki.. Madem Milky olmasın, başka hiçbir şey olmasın, herkesin tercihine bırakılsın diyorum. Zaman yok diyorum evet doğru, ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. “Şu saniyede” değil de 85 gün sonra yapılacak olması sizi tatmin etmeyecek mi? Üzgünüm ama benim planlarımda %98 ihtimal kabul görmez. %100 isterim ve şu anda ekipten birinin önümüzdeki bilmem kaç gece uyumayıp bunu yapması ihtimali benim için olasılık sayılmıyor. Bu yüzden gerçekçi isteklerde bulunup 85 gün sonra bu iş ile uğraşmalarını isteyebileceğimi düşünüyorum..

      “En iyi seçim anketi seçimin kendisidir.” diye bir lafı eminim duymuşsunuzdur. En iyi anket de örneklemin, kitlenin tamamını kapsadığı ankettir.. Anketlerde her zaman hata payı vardır, hatta hata payı aralığı vardır, o kadar hataya göz yumulabilir(Ankete göre %20’lere bile varabilir bu oran mesela..) Bu yüzden dedim “Anketin sonucu kesin bir şeyi göstermez, ama göz ardı edilebileceği anlamına da gelmez bu” diye. Sanırım o kısmı kaçırdınız :).

      Bilgi birikimine sahip olması gerekmiyor. Kötü diye taşlamak kolaydır, kötüyü düzeltmek zordur ama yapılması gereken de budur. Üzgünüm ama “Bu kötü ıyk bana ne” deyip giden birisi, simge setinin düzelmesi için hiçbir şey yapmamıştır ve sonrasında gelip de “Benim şikayetimi göz önüne almıyorsunuz” diyemez. Gitar çalan biri yanlış akor basıyorsa ve herkes gelip gidip “kötü çalıyorsun” der ve giderse o kişi hiçbir zaman iyi çalamaz. Ama bir kişi bile “Ya belki şöyle bir şey olabilir” (öyle olduğunu bilmese bile) dese, o kişi o andan sonra doğruyu bilip düzgün çalabilir.. Gibi gibi gibi.. Ben Banu’nun yerinde olsam ve biri dese ki “100 kişiye sorduk 51’i beğenmemiş.”, benim için hiçbir anlam ifade etmez.. Ama deseler ki”51/100 beğenmemiş, şu şu şu sebeplerden” işte o zaman oturur sebepleri göz önüne alıp baştan bir şeyler yaparım.

      Umarım anlatabildim:)

      1. Mustafa CEYLAN Avatar
        Mustafa CEYLAN

        Pardus 2008 ilk çıktığında Milky tepki aldı bunun üzerine Milky ön tanımlı olarak gelmedi ara sürümlerde. Kaptan a böyle bir seçenek konulur yada konulmaz, o kısmı geliştiricilere kalmış. Kaptan a bu seçeneği 8 yada gün sonra koymaları benim açımdan önemli değil. Ben mevcut sistem geliştiği sürece, kalite arttığı sürece memnun olan bir kullanıcıyım.

        Herkesin tercihine bırakacak sistemi zaman olmadığı için geliştiremiyorsanız, çoğunluğun istemediği bir simge setini ön tanımlı vermenin anlamı ve önemi ne olabilir ki.

        Ben bu anket fikrini ortaya atarken, birebir sonuçtan öte, Pardus kullanan kişilerin alışkanlıklarını ortaya çıkarmak bu doğrultuda da geliştirici ekibin alacağı kararların, kullanıcıları daha memnun etmesi için ortaya atmıştım. BU bağlamda ortaya genel olarak Milky setinin insanlar tarafından sevilmediği, ön tanımlı gelmemesi istendiği ortaya çıkar gibi. Tabi bu sonuçlar kesin değil. Sadece basit temel araştırma diyelim. Ama göz ardı edilmeyeceğinden de kesinlikle eminim.

        Gitar örneğiniz için, ben gitar çalmasını bilmem bu demek değil ki birisi kötü çaldığında ben ona kötü çalıyorsun diyemeyim. Çalan kişinin kendi sorumluğundadır kendisini geliştirmek. Tabi eğer gitar çalmayı biliyorsam ve karşımda kinin hatasını açıkça görebiliyorsam o zamanda, sizin yaptığınız gibi onu uyarmak benim görevim.

  5. MSH Avatar

    Çok bodoslama dalmış olacağım ama;
    Sayın “Mustafa CEYLAN” eğer Pardus ekibi bir simge seti oluşturduysa, bunu ön tanımlı olarak kullanması çok makul olurdu.
    Yani bunu sorgulamak, Pardus 2009’un mor renkte olmasını sorgulamak gibi olur. Pardus çok genç/cıvıl cıvıl renkler kullanıyor. Bu herkese hitap etmez, ama Ubuntu gibi çokça kullanılan bir dağıtımda kahve olmak ile eleştirilmişti. Ama, en az iki sürümü kahve rengi olmuştu. Yada Fedora’nın mavi olması belki bir çok Fedora kullanıcısı tarafından beğenilmiyordur. Ama bundan, “Fedora kullandığı rengi değiştirmeli.” sonucu çıkarmak yanlış olur.
    Sistemi kurmak 20 dakika sürüyorsa, yine en fazla 20 dakika ayırıp istenen görüntü ayarına ulaşmak mümkün.
    Biz bir simge setini (Sakın küçümsediğimi sanmayın, çok büyük uğraşlar verilmiştir. Biliyorum.) bu kadar konuşana kadar, başka yönlere gitmeliyiz.
    Örneğin: http://www.ozgurlukicin.com/hakkinda/beyin-bolumu-kurallari/ linkinde, 8. madde dikkat çekiyor.
    Geliştiricilerimiz, özgür yazılım mantığıyla üretilen, Gnome masaüstü ortamını yorumlarken, “Pardus Projesi’nin temel tercih ve kalkış noktalarına ters düşen konular.” diyor. Ters düşen ne olabilir? sorusunu sormadan edemiyorum.
    Bunun dışında daha bir çok hata vardır üstünde durmamız gereken. (Birini say derseniz yapamam, çünkü Pardus kullanıcısı değilim. Ama, biliyorum ki, “Eğer geliştirilen bir yazılımda düzeltme yapılamıyorsa bu o yazılımın sonu gelmiş.” demektir.)
    Kısacası, 20 dakika’da istendiği gibi ayarlanabilir bir şeyi bu kadar öne çıkarıp, daha önemli konuları es geçiyormuş gibi davranmak doğru olmaz sanırım.

Gizem B için bir cevap yazın Cevabı iptal et