İçeriğe geç →

Seen kimsiiinn?!

Sosyal ağlara girer girmez ilk yapılan şeylerden biri arkadaşlarını ve ilgili kişileri takibe eklemek. Ama “ilk” yapılan şey bu olunca karşıdaki kişinin görür görmez aklına tek şey geliyor: “Kimsin seennn?”

Bu isim nasıl okunuyor?

Kullanıcı adı alırken artık biraz daha dikkatli olmanız gerekmiyor mu? “İzmirliSelin91” gibi profil isimleri 90’larda kaldı. Artık “kişisel marka” süreci işleniyor ve kendi adınız ön plana çıkıyor. Bu yüzden kullanıcı adı alırken de buna dikkat etmek gerekiyor.

İlla İsimSoyisim diye kullanıcı adı almak zorunda değilsiniz ama tüm sosyal ağlarda mümkünse aynı adı alın. Örneğin son 20 yıldır online mecralarda Silami diye biliniyorsanız bununla devam edin. Ama kullanıcı adı dışında profilinizde görünen adı değiştirebileceğinizi unutmayın, en azından buraya daha açıklayıcı bir isim soyisim girin.

İnsanlara telaffuz edemeyecekleri kullanıcı adları sunmayın. Önce telaffuz etsinler ki akılda kalsın. Sonra da her gördükleri yerde sizi tanısınlar.

Kimsin sen?

Öncelikle profillerdeki şu hakkında/bio/about gibi kısımları doldurmakla işe başlayın. Doldurmak derken “Fenerbahçe fedaisi”, “Uzun diyarların hayalindeki pembe tavşan”, “Bir parkta heykel olsam/ Gelen geçene baksam/ Gelen geçen olmasam”* gibi sözler de yazmayın bi zahmet, gerçekten hakkınızda bilgi verecek bilgiler yazın. Kariyerinize göre okuduğunuz okul olur, yaptığınız iş olur, şu an ya da daha önceden çalıştığınız yer olur. Hatta altına bir de kişisel blog adresinizi, LinkedIn adresinizi eklerseniz tam süper olur.

Yumurta mısın, kedi mi, karikatür mü?

Bir diğer sıkıntılı nokta da profil fotoğrafı. Hiç tanımadığım biri beni takibe almış, bakalım geri takip etmeye değer mi diye profiline gidiyor, bir de görüyorum ki o kişi aslında bir kediymiş! Ama bu iyi bir şey, kedi de olmayabilirdi, sadece bir yumurta da olabilirdi!

Daha ilk girdiğinizde profilinizi düzenlerken ufak da olsa bir fotoğraf koyun. Az da olsa yüzünüz olsun içinde.. Kendi fotoğrafınızı kullanmanız bilinirliğiniz için de önemli. Bir etkinliğe gittiğinizde bilinirliğinizi de sağlar. Hatta mümkünse tüm ağlarda aynı profil fotoğrafını kullanın ki başka bir ağda direk algıda seçicilik ile sizi görüp takibe başlasınlar.

Nasıl paylaşım yaparsın?

Şöyle bir gerçek var: “Aa Ahmet’i çok severim, boş şeyler paylaşsa bile takip ederim.” diyen arkadaşlarınız dışındaki kişilere bir bilgi vermeniz lazım. Ne paylaşırsınız, nasıl paylaşırsınız, ne kadar sık paylaşırısınız vb. Gelen “takip ediliyorsun” e-postasından kişi profiline gidildiğinde 1500 kişiyi takip ediyor, 200 kişi de onu takip ediyor ama tek bir paylaşımı yoksa hızla uzaklaşıyorum. Seni neden takip etmeliyim ki?

Şöyle de bir şey var ki kişi yakın arkadaşınız bile olsa “tüm” sosyal ağlarda arkadaş muhabbeti yapmıyor olabilirsiniz. Facebook’ta sadece arkadaşlarınızla muhabbet edip oyun oynuyor, Twitter’da işinizle ilgili paylaşımlarda bulunuyor, Pinterest’te düğün organizasyonunuz ve yemeklerle ilgili postlar paylaşıyorsanız üçünde de aynı kişiyi takip etmek yanlış olabilir.

Sizi takip edecek kişilere paylaşımlarınızla ilgili bilgi vermezseniz daha baştan kaybedersiniz. O kişi 5 gün sonra “Bakalım yeni ne paylaşmış” diye profilinze gelmeyecektir, “Takip etmeye gerek yok” deyip gidecektir. Önce konsepti anlayın, bir kaç paylaşımda bulunun (“Ben geldim” gibi paylaşımlar değil tabi), sonra takibe başlayın.

Peki ben ne yapıyorum?

Kendi hesaplarıma bakarsam, mümkün mertebede hepsinde aynı profil fotoğrafı kullanıyorum. Sadece Facebook’ta arada sırada kedi fotoğrafları koyduğum oluyor, o kadar :). Kullanıcı ismi de hep aynıdır (gizemb), eğer bu dluysa gizembln kesin boştur.

Paylaşım oranları farklı. Facebook‘ta yüz yüze tanıştığım ve muhabbetim olan kişiler var. Orada daha kişisel paylaşımlar yapıp oyun oynuyorum genelde. Twitter‘da iş ile ilgili paylaşımlar çoğunlukta. Daha düşük bir oranda kişisel paylaşım yapıyorum. Pinterest‘e gelince neredeyse her şey var! Ama onları da güzelcee boardlara ayırdım, sadece ilgi alanına hitap edilenler paylaşılsın diye.

 

“X kişisi sizi takibe başladı.” diye bir mail gelince önce adına bakılır, sonra profiline girip fotoğrafına ve hakkında bölümüne bakılır, sonra da paylaşımları incelenir. Eğer takipçi sayınızı “kaliteli bir şekilde” arttırmak istiyorsanız bunlara dikkat edin; kalan her şey için #takipedenitakipederim 🙂

* O söz de Nil Karaibrahimgil’in Twitter’da paylaştığı bir sözdü, eski olduğu için direk link bulamam ama siz Nil’i buradan takibe alabilirsiniz.

Kategori: Topluluk Yönetimi ve İletişim

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir