Kategori: Blog

Ne yaşıyorsam kendime yaşıyorum..

  • Kartlı Gişeler

    Şimdi bu gişelerin tümünün kartlı olması yarar mı zarar mı bir düşünelim.. Diyorlar ki sıralar azaldı bu sayede, kuyruk oluşmuyor köprüde. İnsanlar daha rahat edeceklermiş..

    E bu insanlar kart varken almamışlar ki bir bildikleri var değil mi? Yılda 1, bilemedin 2 kez geçen insanları düşünün. Yılda verecekleri kart parası, geçiş ücretinin kaç katı.. Veya sadece bir kere geçip gidecek birini düşünün. Boş yere o kadar kart parası vermiş olacak.

    Ayrıca hani bu gişeler ücretsiz olacaktı. Köprü gişeleri, yapım aşamasındaki giderlerin karşılanması için açılmış, sonra kapatılacak diye konmuştu. Ama gel gör ki bu kart olayına geçiş, hiçbir zaman kapanmayacağının kanıtı gibi ortada duruyor. Artık insanları rutine bağlayıp daha rahat paralarını alabilmiş olacaklar.

    Örneğin benim bir arabam var. Genelde avrupa yakasında kullanıyorum. Kırk yılın başında bir gün karşıya geçesim geldi. Gel gör ki kgs yok.. E şimdi bir geçiş için gidip kart mı alıcam? Sirkecide gidip o kadar sıra beklicem, o kadar para ödicem, o kadar strese giricem, o kadar zaman kaybedicem.. İnsan 1 tane nakit gişesi bırakmaz mı? Bırak tek bir gişede sıra olsun, diğerleri aksın..

  • 10 Eylül 2008, Dünya’nın sonu mu?

    10 Eylül 2008 tarihinde ne olacak, çoğunuz biliyorsunuz.. Tarihi bilmeseniz de bir yerden haberi duymuş olmalısınız. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, dünyanın oluşumu sayılan “big bang”, Yani “büyük patlama” teorisini test etmeye çalışacaklar. Bu deneyin sonucunda ufak ufak kara delikler çıkabilir. Deneyin sonuçları bilim adına gerçekten çok önemli.

    Öte yandan bu deneyin getirileri tahmin edilenden çok büyük olabilir. Eğer koşullar kontrol edilemezse veya tahmin edilenden daha büyük sonuçlar ortaya çıkarsa bu, dünyanın sonu anlamına bile gelebilecek.. Dünyanın hepten yok olmasının yanı sıra iklim değişiklikleri, manyetik alan değişiklikleri gibi insanlığın hayatını temelden değiştirecek sonuçları da olabilir.

    Elimiz kolumuz bağlı, o günün gelmesini ve deneyin sorunsuz sonuçlanmasını beklemekten başka elimizden bir şey gelmez tabi..

  • Çanta Alışverişi

    Evet kabul ediyoruz, kadınlar garip yaratıklar. Dolapları ağzına kadar ayakkabı, pantolon, çanta dolu iken yine pantolon, ayakkabı, çanta alışverişine çıkabiliyorlar. Tabi piyasa ve moda dünyası da kadınların bu zaafını bildikleri için “sezon” adını verdikleri kısacık dönemlere çeşit çeşit çanta ve ayakkabı modeli sığdırıyorlar. Üstelik bunların hepsi sezon sonunda, bir daha kullanılmamak üzere bir yerlere tıkılıyor.

    Çantam “yeterince” eskidiği için bugün annemin kolunu tutup çanta almaya çıktık. İlk defa adam gibi, kola asılan bir çanta alma hevesine girdim nereden geldiğini bilmediğim bir içgüdü ile. (Bu alışveriş mevzu içgüdüsel de olabilirmiş aslında.. Bu da başka bir yazının konusu olsun bari). Girdiğimiz her çantacı ağzına kadar kadın doluydu. Şöyle bir baktım da, hepsinde yeni ve gıcır gıcır çantalar vardı. Yenisine “ihtiyaçları” yoktu yani. Ama sanki hiç yokmuş gibi almaya devam ediyorlardı.

    Ayrıca o kadar çok çeşit ve renk vardı ki başım döndü resmen. Aynı çantanın her rengi mevcuttu. Tabi bu uyum için çok önemli bir şey. Ama emin olun ki ordaki çantaların çoğu aslında hiç de kullanışlı değildi. Ya derisi/kumaşı kısa sürede yıpranacak cinsten, ya fermuarları rahatsızlık verici, ya gözleri kullanışsız. Ama hepsi de satılıyor. Bununla bir kez daha kanıtlanıyor ki , kadınlar çantaları ihtiyaçtan almıyorlar.

    Efendim lütfen kendinize gelin, hiç olmadı el kadar çantaya 100lerce lira dökmeyin..

  • Kızlar Kızlar

    Erkekler hep kızların süs, püs, alışveriş, makyaj, giyim, aksesuar takıntılarına sinir olur ve sürekli söylenirler. “Bu kadar alışveriş yeter”, “Niye alıyorsun ki onu?”, “Niye bu kadar makyaj yapıyorsun?”..

    Oysa ki kızlar bunların hiçbirini kendileri için yapmazlar. Hepsini aslında erkekler için yaparlar. Kendilerine değil de erkeklere güzel görünebilmek için. Söyleyin erkekler, pasaklı, bakımsız bir kız hoşunuza gitmez, DEĞİL Mİ?

    Yani sonuç olarak kızlar, bakımı erkekler için yaparlar, DEĞİL Mİ?