İçeriğe geç →

AR, VR ve AI Farkı

Teknoloji ve bilim camiasında uzun yıllardır konuşulsa da bu terimlerin halk arasındaki konuşmalarda bu kadar yer almasının, son 2-3 yıl içinde arttığını söyleyebiliriz. Her ne kadar kullanım oranı artsa da aralarındaki farkın tam olarak anlaşılmaması bazı durumlarda anlam karmaşasına sebep olabiliyor.
AR (Augmented Reality), VR (Virtual Reality) ve AI (Artificial Intelligence) nedir kısaca ve sade bir dille özetlemek gerekirse:

Artırılmış Gerçeklik ile sanal dünya ile gerçek dünya birleşiyor

AR (Augmented Reality)(Artırılmış Gerçeklik)

Gerçek dünyadan uzaklaşmadan elinizdeki cihazın kamerasını kullanarak aldığı görsel veriyi inceleyip gerekli koşullara uyan yerlere fazladan öge eklemekten farklı bir şey değildir. Örneğin kullandığınız bir uygulama ekranda telefon gördüğünde üzerine kırmızı balon koyuyor olabilir, ya da yüzünüze gözlük yerleştiriyor olabilir, ya da masanızda dans eden kediler gösteriyor olabilir.

Bu konuda en bilinen örneklerden biri Pokomon Go oyunudur. Bulunduğunuz yerde kameranızı döndürdüğünüz noktada bir Pokemon gözükmesini sağlayarak sizin dünyanıza fazla ögeler eklemektedir. Aynı şekilde Ikea da kataloğundaki ürünleri mobil uygulamasıyla salonunuza yerleştirerek nasıl görüneceğini anlamanızı sağlıyor, bir boya markası da kamerayı tuttuğunuz duvarı seçtiğiniz renge boyayarak tam olarak içinize sinen rengi almanızı sağlıyor.

Sanal Gerçeklik ile her an her yerdesiniz

VR (Virtual Reality) (Sanal Gerçeklik)

VR gözlükleri ile hayatımızda yoğun bir şekilde yer bulmaya başlayan sanal gerçeklik kavramı bu 3 terim arasında en çok kullanılanı. Sanal gerçeklikte adı üzerinde sanal bir görüntü, bir alan ya da bir dünya yaratıyorsunuz. Bu görüntüyü ya da dünyayı da sanal gerçeklik gözlüğü olarak anılan gözlüklerle ya da bunu destekleyen telefonlarla görüntülüyorsunuz.

Gerçek dünyadan koparak tamamen bu yaratılmış dünya içinde kendinizi bulmanız ile farklı bir gerçekliğe geçmiş oluyorsunuz. Örneğin 360 derece çekilmiş fotoğraflarla kendinizi Taksim Meydanı’nda bir noktada bulabilirsiniz. Ya da 360 derece kameralarla çekilmiş bir konser salonunun içinde dolaşabilirsiniz. En çok ilgi çekeni de kendinizi oyunların içinde bulup kontrol ettiğiniz karakterin gözleriyle oyunun içinde yer alabilmenizdir. Özellikle kulaklık, elle kontrol cihazları ve hatta yürünebilen platformlar gibi yardımcı ekipmanlarla kendinizi tamamen o yaratılmış dünyanın içinde bulabilirsiniz.

360 derece canlı kayıtlarla kendinizi başka bir ülkedeki konserde bulabilir, Star Wars filminin içindeki bir savaş sahnesinde uzay gemisinin içinde oturabilir ve hatta egzotik ormanların içinde gizemleri çözdüğünüz bir oyunun içinde kendinizi bulabilirsiniz.

Yapay Zeka ile Dünya’nın geleceği biçim değiştiriyor

AI (Artificial Intelligence) (Yapay Zeka)

AI filmini izleyenlere tanıdık gelecek bir teknolojidir bu. Alan Turing’in 2. Dünya Savaşı sıralarında “Makineler düşünebilir mi?” sorusu üzerine başlayan süreç kısa bir süre öncesine kadar X-Files’a bile bölüm olacak kadar gerçek dışı olarak görülüyordu.

Basitçe özetlemek gerekirse bir yazılımın sizin ona öğrettiğiniz bilgiler dışında kendisinin “düşünerek” ya da araştırma yaparak başka bilgiler bulması/oluşturması ve bu sürecin sürekli gelişerek devam etmesidir. Kendi fikri olan, kendi kararlarını hesaplayıp verebilen bir sistem hayal edin, ve bunun hayatımızın içinde hatta yanı başımızda olduğunu.

(Bu yazı ilk defa Medium‘da yayımlanmıştır.)

Kategori: Genel

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir