Dostlar dostlar..

Ne çok özlemişim yazmayı.. Kafam inanılmaz dolu, boşalması lazım. Aslında yazmak için sınavların bitmesini bekleyecektim. Ama bugün bir istisna oldu. En zor sınavlarımdan birini çok iyi bir şekilde verdim.

Ders Türk İşaret Dili dersi. Senenin başında büyük bir istekle almıştım. Herkes bu konuda bir istek duyar tahmin ettiğim kadarıyla. Sağır insanlarla konuşabilmek çok güzel bir his çünkü. Üstelik bölümümü de düşündüğümde konuşamayan ve duyamayan insanlara psikolojik destek vermek çok hoş bir duygu olacaktı. Ancak ben bölümümden de soğuduğum gibi bu dersten de soğudum. Vize sonrası hiç derse girmedim, oysa tahmin edilebildiği gibi görsel bir dil ve derse girmek zorundaydım. Ama final inanmayacağım kadar iyi geçti. Öğrendim ki vize de iyiymiş, oh yani:)

Başlıkta değindiğim ayrıntılara gelmek istiyorum. Bugün uzun zamandır görüşmediğim dostlarımla görüştüm. Şans eseri onlar da gelmişler okula. Dost kavramı apayrı bir şey.. Uzun zamandır görüşmeyince hele daha iyi görüyorsun.. Bir de mezun oluyoruz ya, belki de son görüşmelerimiz.. Özledim ve özleyeceğim sanırım..

Şu anda da Tamirane’de oturmuş arkadaşlarımla içiyorum. İşte hayat bu diyorum ve dostların değerini vurguluyorum…

Tamam kabul ediyorum, daldan dala bir yazı oldu ama kafam da bu yazı kadar daldan dala durumlarda…

Yorumlar

Yorum bırakın