Feb

06

Posted by : Gizem B | On : 06/02/2012

Bir süredir iş aradığıdan dolayı kariyer ve iş bulma sitelerini yakından inceleme fırsatım oldu. Ve üzülerek gördüm ki hiçbir işe yaramıyorlar!

Daha önce de iş ararken kullanmıştım ama o zaman ciddi ciddi iş aramadığımdan çok ilgilenmemiştim. Ama bu sefer iş acil olunca bu sitelerin hiçbir işe yaramadığını görebildim.

Öncelikle ilanı veren firmalar eleman bulmak için değil reklam yapmak için oradalar sanki. Verdikleri ilanı yıllık veriyorlar ve tek istekleri aramalarda gözükmek. Bu arada “günün birinde lazım olabilir” diye bir çok CV de ellerine geçiyor. Ama hiçbirine geri dönüş de yapmıyorlar çünkü eleman “aramıyorlar”.

Peki iş arayan biri masumca siteye girdiğinde ne oluyor? Sözde(!) binlerce ilan. Sanki istemediği kadar fırsat sunulmuş gibi. Oysa hiçbir şey yok ortada. Bir sürü ilana başvurursun ve beklersin cevap versinler diye. Firmasının duruşunu önemseyen birleri en çok size bir otomatik mesaj gönderirler başvurunuz ulaştı diye..

Kurunun yanında yaş da yanmasın

Geri dönüş olmuyor mu, küçük bir ihtimal de olsa oluyor, 1 yıl sonra! Çünkü yeni bir elemana o zaman ihtiyaç duyuyorlar ve eldeki birikmiş başvurulara göz atıyorlar. Ama siz iyi ihtimalle zaten iş bulmuş oluyorsunuz. Ve iki taraf için de sistem bir işe yaramamış oluyor..

Buna uymayan, ihtiyacı olunca ilan veren, size geri dönüş yapan firma yok mu? Var tabii, ama o kadar az ki, çok şanslı olmanız lazım.

Sonuç olarak iş arıyorsanız kariyer sitelerini boşverin, sosyal ağlara yüklenin, Facebook’tan çevresi sayesinde iş bulanların oranına çok şaşıracaksınız.

Oct

26

Posted by : Gizem B | On : 26/10/2011

Birkaç gündür sosyal medyada Van depremi konuşuluyor doğal olarak. Twitter ve Facebook üzerinden organize olunabileceğini ve neler yapılabileceğini çok güzel bir örnekle görmüş de olduk. Yapılan baskılarla ve çalışmalarla birçok marka ve şirket Van’a destek gönderdi.

Bu güzel kampanyaların arasında bir tanesi ise düne damgasını vurdu. Onur Air’ın yaptığı Facebook kampanyası, daha ilk saniyesinde tepki çekti. Facebook’ta sayfasını beğenen her kişi için 0,5 TL yardım yapacaklarını açıklayarak “daha fazla kişinin sayfasını beğenmesini” istedi.


Böyle bir durumu fırsata çevirmeye çalışarak bir çok kişinin tepkisini çekmesi, sosyal medya stratejisi açısından değerlendirilebilir ama bu sefer dikkat çekmek istediğim farklı bir şey.

“Topluluk yönetimi”, sadece iki sosyal medya hesabını kontrol edip arada gerekli postların eklenmesi olarak görülmeye başladı. Ama aslında nasıl büyük bir güç ve dolayısıyla sorumluluğu olduğu göz ardı ediliyor. Ve bu kampanyanın ardından yapılan açıklama da “kesinlikle yapılmaması gerekenler” listesinin en başındaki maddeyi vurguluyor.

Topluluk her zaman haklıdır!

Karşılaştıkları büyük tepkiden sonra yukarıdaki görselde yer alan postu kaldırdılar ve bir açıklama eklediler. “Böyle bir çıkar hesabına girmemeliydik, haklısınız, özür dileriz” gibi bir açıklama beklerken takipçilerini “anlamamakla” suçlayan bir “trip” yazısı koydular.

Onur-Air-Facebok-Yorumlar

Çok açık bir şey var. İsterse marka sonuna kadar haklı olsun, isterse müşteri/takipçi/kullanıcı anlamadan ve saldırır şekilde konuşuyor olsun, “Müşteri her zaman haklıdır”. Karşındaki kişinin haksız olduğunu “Anlamamışsın” “Sağ duyu sahibi değilsin” gibi ithamlarla anlatamazsın, anlatmamalısın.

Karşındaki topluluk ne derse desin, isterse “sizin açınızdan” haksız da görünse bu şekilde davranılmamalı. Çünkü o topluluğun seninle olmasını istiyorsun, sana maddi/manevi bir şeyler katmasını istiyorsun. Karşındakine bu kadar kötü davranırsan en yakının bile olsa yanında durmaya devam etmez…