Feb

13

Posted by : Gizem B | On : 13/02/2012

Her şey hakkında bilgi sahibi olmanın mı yoksa bir konuda uzman olmanın mı daha iyi olduğu sürekli tartışılır. Tartışmanın ötesinde bazıları bunu çok ciddiye alıp tersi olursa dünyanın yıkılacağından bile bahsedebilir.

Bana soracak olursanız her şey hakkında bilgi sahibi olmak iyi bir şey değil. Beyninizin 10 kapasitesi varsa 1 müzik, 1 resim, 1 siyaset, 1 tarih.. bilmek sizi bir yere getirmez. Muhabbetler sırasında söyleyecek bir şey olmasından öteye gidemezsiniz. Bunun yerine 7 siyaset olsa mesela, siyasi tarih ya da bir olayın siyasi açıdan incelenmesi için insanlar size gelir, çünkü uzmansınızdır.

Bizde adettir, herkesin her şeyle ilgili fikri, bilgisi vardır, mutlaka konuşur. Ama genelde boş konuşur çünkü gerekli bilgiye sahip değildir.

Belki bir konuda uzmanlaşınca ve diğer taraflar zayıf kalınca “Aaa nasıl olur da bunu bilmezsin, hiç mi okumuyorsun?” diyebilirler. Ama bırakın da alanında uzmanlaşmış bir veteriner de 3. yy Batı Avrupa tarihini bilmeyiversin, kedinizi kurtaracağına size yemek tarifi vermesin mesela..

Aklıma gelen en güzel örnek tabletler. Android her şeyi yapıyor, her ihtiyacınızı karşılıyor, piyasada birçok tableti var, mutlaka bir yerde işinizi görür. Ama konu iPad’se iş uzmanlığa geçiyor. Geliştiricilerinin, tasarımcılarının tek işi o bir tablet olduğundan size mükemmeli verirler. En mükemmel kılıfı onlar yaparlar.

Bu arada, genel kültürü iyi olduğundan mı yoksa alanının en iyiylerinden olduğundan mı Google eleman alır? :)

Jan

25

Posted by : Gizem B | On : 25/01/2012

80′lerdesiniz. Herkes ispanyol paça yüksek bel pantolon üstü dar gömlek, büyük boncuklu kolyeler, büyük güneş gözlükleriyle dolaşıyor. Sepya bir ortam düşünün.

Dışarıda yağmur yağıyor ve siz mahzun bir ifadeyle camdan dışarı bakıyorsunuz. Yağmurun damlaları ufak seslerle cama vururken siz O’nu düşünüyorsunuz.

Başınızı koltuğun üstündeki kolunuza yaslamışsınız. Camın önünden siyah şemsiyeli pardösülü kadınlar geçiyor. Arkada eski bir radyo, tüm cızırtısıyla bir şarkı çalıyor.

Ve siz, O’nu düşünüyorsunuz..

Dec

20

Posted by : Gizem B | On : 20/12/2011

Bir neslin çocukluğu televizyonda Bugs Bunny izleyerek geçmiştir. Kötü avcı tarafımdan avlanma tehlikesi geçiren bir tavşan. Çok sevimli bir hikaye değil mi? Sevimli bir tavşan, sakar bir avcı falan.. Bir de altına bakalım dedim:

Elimizde bir adet avcı var. Kendisi sakar. Aynı zamanda iyi niyetli, ne zaman tavşanı öldürme şansı olsa gözlerine bakıp acıyıp bırakıyor. Başka kimseye zarar verdiği de görülmemiştir. Aslında zararsız, sevimli, aile babası karakterine sahip. Ama eline silahı verip “kötü karakter” olarak gösterildi bize.

Şimdi de sıra tavşanda. Kendisi avcı tarafından öldürülmeye çalışılan zavallı bir tavşandır. Aynı zamanda yüzsüzdür, “kötü çocuk”tur. Kimseye, hiçbir şeye acımaz, her türlü zararı verir. Havuç bağımlılığı vardır. Havalıdır, mahallenin sert çocuğudur.

Peki sonuç? Şöyle bir etrafımıza bakalım.. “Eğlenilecek erkek/kadın evlenilecek erkek/kadın” ayrımını nasıl yapıyorsunuz? Ya da kızların her zaman “kötü çocuk”lardan hoşlanmasını, sonra da “Hiç mutlu olamayacak mıyım?” diye sızlanmasını…

Bize tüm çocukluğumuz boyunca “Kötü çocuklar her zaman kazanır; iyi çocuk olur ve pasif kalırsanız her zaman kaybedersiniz” mesajı verildi. Erkekler “kötü çocuk” olmaya çalıştı, kadınlar “kötü çocuk”un peşinden koştu. Sonra soruyoruz, neden herkes mutsuz?

Sep

22

Posted by : Gizem B | On : 22/09/2011

Bunu iletmesem çatlardım sanırım :) . Bir IKEA hayranı olarak sık sık gitmeye çalışıyorum. Bir şeyler almasam da her seferinde yeni fikirlerle dönüyorum, ya da en azından tok bir şekilde :) . Gittiğimde gördüğün (ve yaşadığım) en büyük sıkıntı, erkeklerin bu kadar gezintiden sıkılması. Ve sonunda IKEA’dan onlara müjde var!

Avustralya’daki bir IKEA mağazası, kocalar ve sevgililer için “oyun alanı” oluşturmuş. Aynı çocuklar için oluşturdukları kreş gibi erkekler için de bir alan oluşturmuşlar. Play Station’dan Pinball makinelerine, ücretsiz sosisli sandviçlerden kablolu televizyona kadar erkeklerin ilgisini çekecek birçok şey bulunuyor.

Erkekler için üzücü bir haber, bu alanda sadece yarım saat kalabiliyorsunuz (aynı çocuklar gibi). Kadınlar için eğlenceli kısmıysa erkeğinizi bırakırken size bir “buzzer” veriyorlar ve süre dolduğunda bu cihazla size ulaşıp “erkeğinizi” almanızı istiyorlar. Yoksa anons ederek de sizi çağırabiliyorlar (aynı çocuklar gibi :D ).

Daha ayrıntılı bilgi ve tanıtım videosu için buraya bakabilirsiniz. Bu alan Türkiye’ye de gelsin diyen erkeklerin oranını merak ediyorum :)

IKEA, evimizin her şeyi :)

Sep

14

Posted by : Gizem B | On : 14/09/2011

Hayat garip, kuşlar böcekler falan.. Garip.. İnsanlar garip. Bir de psikolog olucam, insanlara dayanamıyorum. Anlamıyorum, daha doğrusu anlıyorum da anlamak istemiyorum, kabul edemiyorum. Sanki herkes mantıklı olmalı, olayı karşısındakinin gözünden görebilmeyi becerebilmeli, karşısındakini düşünebilmeyi başarabilmeli falan..

İçlerine attıklarını boşaltmak için başka bir şeye saldırmak (yansıtmak) psikolojinin en sık karşılaşılan ve en sinir bozan tarafı.. Hayır yani, çözümü de kolay, git içini dök bitsin. Neden başkasına saldırırzın ki..

Sustum şimdiye kadar, birçok şeyi mazeret ettim, ama bitti, bittim, bıktım.. Artık susmaya niyetim yok, karşımdaki kirli oynuyorsa ben de kirli oynarım. Kimseden korkum yok, yanlış bir şey yapmadım, yanlış bir karar almadım.

Bundan sonra kolaysa karşıma çıkın, arkamdan laf edin. Bundan böyle kendine güvenen karşıma çıkar, yüzüme söyler söyleyeceğini.

Ohhhh yani :)