Dec

31

Posted by : Gizem Belen | On : 31/12/2013

2013 diyorlar
Gezi diyorum
Ali İsmail diyorlar
Ağlıyorum..

Jun

04

Posted by : Gizem Belen | On : 04/06/2013

Uyuyan arkadaşlarımıza gaz sıkıldı, çadırları yakıldı. Biz de gittik oturduk sabaha kadar Gezi’de. Bir tarafımda LGBT, bir tarafım Anti Kapitalist Müslümanlar, bir yanda CHP bir yanda BDP, az ötede Okan Bayülgen, biraz ileride müzik yapıp dans eden insanlar, etrafta çöp poşetleriyle dolaşıp geri dönüşüm için camla diğer çöpleri ayırıp toplayanlar, bir yanda acıkanlara çantasındakileri verenler ve hiç tanımadığı halde yan yana yatıp uyuyanlar..

Biz yatmış gökyüzünü izlerken saat 5′te üzerimize gaz bombası atanlar onlar, camiilerin bahçelerine gaz bombası atarak namaz kılanları rahatsız eden onlar, cemevlerinin içine gaz bombası atan onlar, geçtikleri yerlerdeki camları kıranlar onlar, fişeklerle Gmüşsuyu parkında ağaç yakan ama TOMA’larıyla söndürmeyen onlar, savaşta bile dokunulmazlığı olan sağlık ekiplerine şiddet gösterenler onlar, kapıları kırıp evleri basan, camları kırıp içine gaz bombası atan onlar.

Hiç sokağa çıkmadığı halde evinde gazdan etkilenip düşük yapanlar bizden, gözleri plastik mermilerle oyulanlar bizden, kafa tramvasıyla yoğun bakımda yatanlar bizden, dikiş atılacak vakit olmadığından skin stampler ile yarıkları zımbalanırken uyuşturucu verilmediğinden dişini sıkıp ses çıkarmayan, sonrasından eylemlere dönenler bizden..

Bi dayanıyoruz. Biz ağaç peşinde değiliz. Biz yıllardır küçümsenmenin, aşağılanmanın, yok sayılmanın karşısındayız. Biz “İstersek yaparız” zihniyetinin karşısındayız! Biz diktatörlüğün karşısındayız!

“Biz” kelimesini bir grubu anlatmak için değil, hakkını savunabilen herkes için kullanıyoruz! Geleceğini, çocuklarını, hayatını düşünenler için kullanıyoruz. Türk, Kürt, Laz, Boşnak, Sünni, Alevi, Hıristiyan, Yahudi, CHP, BDP, MHP, TKP, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Bursaspor, Karşıyaka, Göztepe.. ayırt etmeksizin omuz omuzayız!

“Oku!” dendi okuduk öğrendik. “Korkma!” dendi korkmadan savunuyoruz. “Komşuna zarar verme” dendi birbirimizi koruyoruz, yardım ediyoruz. “Yalandan uzak dur” dendi doğruları açık açık söylüyoruz!

Biz, haklarını savunmak isteyen gerçek direnişçiler olarak, çevreye zarar vermeden, koruyarak ve şiddet göstermeyerek direnişimize devam ediyoruz. Provakatörleri durdurmaya çalışıyoruz, zarar vermeye çalışanı engelliyoruz. Medyanın ve hükümetin yanlış yönlendirilmelerine kanmadan sadece bizi dinlemenizi istiyoruz.

May

31

Posted by : Gizem Belen | On : 31/05/2013

Taksim Gezi parkı için günlerdir direniş sürüyorker polis de iyice sınırları aşmaya başladı. Sabaha karşı yapılan baskından sonra Taksim bir savaş alanına döndü ve hala da karşılıklı eylemler devam ediyor. Sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin birçok şehrinde, hatta Amsterdam’da bile destek toplantıları yapılacakken Gezi’ye geleceklere bir kaç öneride bulunalım da direnişimiz en sağlam şekilde devam etsin:

* Mümkün mertebede internetinizi kapatın, şarj edicek yer bulmak imkansız gibi, malum akıllı dediğimiz telefonların şarjı çabuk bitiyor, en azından 3G’yi kapatın. Durumla ilgili Tweet atmak, fotoğraf ve video paylaşmak için hazırda dursunlar elbette.
* Marmara, Divan ve Inercontinental kaılarını açtı, içerideki prizleri kullanabilirsiniz.
* İkiye kesilmiş limonlarınız mutlaka hazırda olsun. Gazın etkisini almadan göz çevresi ve ağız-burun civarına sürerek gözenekleri bir nebze de olsa kapatın. Gazın etkisini çok hızlı azaltabildiğinden sonrasında bolca sürün, gözlerin içine sürmeden.
* Artık limon işe yaramıyor. Talcit/Renue ile suyu aynı oranda karıştırırsanız normal gaza, suyu değdirmeden sadece sirke kullanarak da yoğunlaştırılmış gaza karşı koyabilirsiniz. Bir kaç dakika yanmaya devam edip geçiyor.
* Gaz maskesi pahalı, toz maskeleri de işe yarıyor, bir kaç kat ameliyathane maskesi de olur, en olmadı yün atkı, eşarp vb yanınızda ve her an takılabilecek gibi olsun.
* Gözler için dalış maskeleri (Buğulanmasın diye içini tükürükle silip temiz suyla durulayın ve hiç dokunmadan takın, iğrenç bir şey değil!), en olmadı 2-3 liraya havuz gözlüğü de işe yarar.
* Havuz gözlüğü daha iyi ve pratik oluyormuş. İçini yine tükürüklerseniz buğulanmaz.
* Üzerinizdekiler rahat olsun. Gece serin olabiliyor ama gündüz çok sıcak. Koşmaya uygun ayakkabı olsun. Özellikle kadınlar el çantası vb değil elleri serbest bıraktıracak sırt çantası kullansalar iyi olur. Yandan asılan çantalar da koşarken bacağa çarparak rahatsızlık verebilir.
* Vücudunuzda açık yer kalmasın, yoğunlaştırılmış gaz çok kötü yakıyor. Bol ve her yerinizi kapatsın kıyafetiniz.
* Yanınıza çok fazla eşya almayın, taşıması kolay olsun. Otururken de çok fazla yayılmayın, ne zaman kalkıp kaçmanız gerekeceği belli olmuyor.
* Gaz bombası sıcak, ellemeyin, ayakla vurun.
* İnşaat eldiveni işe yarıyor.
* Gaz bombasından kaçınmak için bir öneri:

gaz-bombasina-karsi

* Evde gaz maskesi yapmayı düşünenlere de şöyle bir şey vereyim: http://www.instructables.com/id/DIY-Gas-Mask/?ALLSTEPS

May

11

Posted by : Gizem Belen | On : 11/05/2013

seref bey stadı

Daha 12 yaşındasındır. Hayatı yeni yeni tanımaya başlamışsın. Bir gün baban elinde iki biletle gelir. Bu gece maça gidiyoruz der. Yıllardır tuttuğun takımın maçıdır, ama pek de heyecan duymazsın, alt tarafı bir futbol maçı dersin.
Serin sonbahar gecesi için sıkıca giyinilip evden çıkılır. Malum stada yaklaştıkça seslerin arttığını farkedersin. Ama küçücük yaşında pek bir anlam veremezsin bu insanlar neden bu kadar bağırıyorlar diye. Uzun sırada bekleyerek stada girersin. Sen küçüksün diye baban seni yeni açığın üst kısmına götürür. Sen hala şaşkın şaşkın etrafa bakıyorsundur. Bu insanlar ne yapıyor diye.
Sonra bir anda herkes sessizleşir. Ve aynı anda bağırmaya başlarlar. Korkarsın başta. Ama içinde ilginç, içini ısıtan bir his vardır bu bağırışlarda. Sonra yavaş yavaş başını staddan yukarı doğru kaldırırsın. Karşında muhteşem bir istanbul manzarası görürsün. Boğazın ışıl ışıl renkleri arasında sana el sallayan kız kulesi ve yanından geçen tekneler. Arka fondan gelen Beşiktaş marşlarıyla bir hayal alemine sürükler seni. Başını tekrar stada doğru indirdiğinde başlayan maçla beraber hayatında yeni bir dönem başlar. Artık bu staddan ve bu takımdan kopamayacağın bir dönem. Stadın büyüsü seni de içine çekmiştir artık ve bundan kurtuluş yoktur..
işte böyle bir yerdir İnönü Stadı..

Beşiktaş aşkımın başladığı an ile ilgili yazmıştım yıllar önce, hala okuduğumda gözlerimi dolduran, hala o sesleri kulaklarımda çınlatan ve her bir ayrıntısını hatırladığım o manzarayı gözümün önünde canlandıran.. Bu akşam stadımızın son gecesi, veda gecesi. 100. yılda okuldan çıkıp her maçına saatler öncesinden koşarak gittiğimiz, Ramazan’larda orucumuzu hep beraber açtığımız, tanımadığın insanlarla omuz omuza zıplayıp marşlar söylediğimiz, beraber içip beraber ağladığımız stadımız.. Ama bir yandan da, BU ASLA VEDA DEĞİL…

Mar

19

Posted by : Gizem Belen | On : 19/03/2013

Şimdi vazgeçersen, geriye döneceksin.
Gitme
Kaybedince daha çok seveceksin.

Mar

14

Posted by : Gizem Belen | On : 14/03/2013

Bazen hani gelir ya üst üste, işte kader dersin, uğraşsan olmaz oysa hani ya..

Gitmek istersin bazen uzaklara, yalnız kalmaya, ama hep bir şeyler engel olur, ya da olmaz işte sadece

Ama bazen de öyle gelir ki, her şey gökten iner önüne düşer, her fırsat önüne açılır tek tek, bir anda

Çok sevdiğin şehri bile bırakmayı tam da kabullendiğin gündür

Hava da soğuktur zaten

Mar

08

Posted by : Gizem Belen | On : 08/03/2013

8 Mart’ta hediye, çiçek, kutlama vb beklemiyoruz. Karşımızda “erkek” görmek istiyoruz. Kendini üstün “gördüğü” için kadını küçümseyen, şiddet gösteren, ego tatmini sağlamaya çalışan, zoru gördüğünde kaçan insancıkları değil..

Bence çok şey istemiyoruz.

Sadece dürüst bakabilen, egolarını tatmin için mantığını kapatmayan, karşısındakini de bir insan olarak görebilen gerçek “erkek” istiyoruz.

Ama nerdee…

Kadınlar Günü

Feb

19

Posted by : Gizem Belen | On : 19/02/2013

Bazen sadece sarılmak istersin ya
Sessizce boşluğa bakmayı
Hiçbir şeyi umursamadan
Düşünmeden
Heh, işte öyle..

Dec

28

Posted by : Gizem Belen | On : 28/12/2012

2013 gelirken 2012′yi bir değerlendireyim dedim. Gördüm ki 2012′nin tek iyi yanı, hiçbir şeye bağımlı olmamam gerektiğini çünkü her an hepsini kaybedebileceğimi göstermesi olmuş.. 2013 sonu tekrar görüşelim ;)

never-be-the-same

Dec

24

Posted by : Gizem Belen | On : 24/12/2012

Bazen sadece sarılmak istersiniz, sarılıp sevginizi vermek. İçinizde o kadar büyük, o kadar çok beklemiş bir sevgi vardır ki delirtir artık..

Bu sevgiye değecek biri yoktur.

Belki vardır da gitmiştir, korkmuştur bu kadar büyük sevgiyi görünce..

Belki de sadece kendini tatmin için kullanmak istemiştir. Ama o kadar güzel, o kadar saf, o kadar kuvvetlidir ki karşılayamamıştır.

Belki de sadece büyüklüğü sizi korkutmuştur. Yanlış birine vermekten korkmuşsunuzdur. Bir kere o kapı açıldığında dışarı çıksın diye, acıların da içeri girebileceğini bildiğinizden. Kendinizi savunmasız hissetmemek için saklamışsınızdır..

Ama öte taraftan

..

Korkunun ecele faydası yok!

Şeytan bile bir melek, onun da sevilmeye ihtiyacı var, o bile mutlu olmak istiyor, Yaratıcı’ya karşı bile olsa bunun için savaşıyor..